ŞİDDET, ÇOCUĞA VIZ GELİR

Çocuğun;
İşittiği azar,
Yediği zılgıt,
Uğradığı şiddet, tek başına onun duygularına da kişiliğine de zarar vermez.
Çocuğun;
Maruz kaldığı hakaret,
Döktüğü göz yaşı,
Hıçkırıklarla ağlaması,
Korkutulması, horlanması, tek başına onun ne kişiliğini bozar ne de duygularını.

Çocuğun hem kişiliğine, hem de duygularına zarar veren asıl sebep;
Onun, kendisini azarlayanla,
Kendisine şiddet uygulayanla,
Onu ağlatanla, ona göz yaşı döktürenle,
Kendisini korkutanla, tehdit edenle, kaygılandıranla…horlayanla ve kendisine hakaret edenle;
Ayni sofrayı paylaşmak,
Ayni mekanı bölüşmek,
Ayni çatı altında bulunmak,
Ayni havayı uzun süre solumak “zorunda” kalışıdır. Buna “mecbur” oluşudur.

Bu kimse;
Bazen anne, bazen baba, bazen de öğretmen olabilir.
Zira;
Sokakta, parkta, çarşıda-pazarda, otobüste-trende herhangi bir yabancının bir anlık “hışmına uğrayan, ondan hakaret gören, azar işiten kimsenin tesirini kolayca atlatır. Kısa bir süre sonra oralı bile olmaz.
Hatta o kimseye hakaret dahi edebilir kendince. Ondan korunmak için ona tekme de savurabilir, tükürebilir de… Taş bile atabilir. Her türlü tepkiyi gösterebilir.

Bu tür olaylara sıkça tanık olmuşsunuzdur.
Oradan, o kimseden uzaklaşınca;
Yorgan gitmiş, kavga bitmiştir.
Ama ya o kimse ebeveyni ve öğretmeniyse… Bu kez bütün tepkileri kendine döner ve bir süre sonra çocukta duygu bozukluğu görebilirsiniz.

Sonuç olarak sizler;
Çocuğun uzun zamanını geçirmek zorunda kaldığı yerlerdeki yetişkin baskısına maruz kalmamasına daha çok dikkat etmelisiniz.

Psk. Dr. Yaşar Kuru

Bunları da beğenebilirsin Yazarın Diğer Yazıları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.