‘Ben En Çok Babamı Sevdim’: 26 Maddede Başka Hiçbir Şeye Benzemeyen ‘Babalar ve Oğullar’

Babalar ve oğullar…Kimi zaman bir sevgi/nefret ilişkisidir bu. Kimi zaman bir rekabet. Bir özlem, bir çaresizlik kimi zaman; kimi zaman başka hiçbir şeyle karşılaştırılamayacak bir sevgi…Ne olursa olsun çok çok başkadır: Baba ve oğul ilişkisi…

1. Şehir dışından getirdiği hediye değil, kendisinin gelmesi bize en büyük hediyedir.

2. Karşı cinsle ilgili ilk tüyolarımızı babamızdan alırız.

3. Yokluğunda en çok özlenendir…

4. Babamız öyle güçlüdür ki, o varsa hiçbir şeyden korkmayız.

5. Hatta öyle ki, o bizim süper kahramanımızdır.

6. Babalarımız gerçekten ama gerçekten kahramanımızdır!

7. Dolayısıyla o varken, huzurla uyuyabiliriz.

8. Bir baba, bir oğlun ilk öğretmenidir.

9. Baba, oğlun ilk ve en iyi güreş arkadaşıdır.

10. Birlikte futbol da oynanır; maç seyredilip küfür de edilir beraber.

11. Kısacası bir oğlun en iyi oyun arkadaşıdır baba.

12. Her ne kadar korkmuş, üzgün, huzursuz da olsak, babamızın bir sarılması teskin eder bizi.

13. Baba, bir rol modeldir oğul için.

14. Öyle ki, kitaplara konu olur baba – oğul ilişkisi:

İyi – kötü, acı -tatlı, sevgi – nefret ilişkisi de olsa, derinden sarsan hikâyelerdir…

15. Filmlerde de tabii ki;

16. Hatta öyle ki, kimi zaman, bir babanın sevgisinde Oscar’a giden “Bir Ayrılığın” hikâyesi anlatılır…

17. En güvenli limandır baba bir oğul için…

18. Babasının omuzları üzerinden bakarken dünyaya oğul, kendinden çok daha emindir.

19. Yemeyip yediren, giymeyip giydirendir. Annelerin gölgesinde kalsalar da en az onlar kadar fedakârlardır.

20. İleride oğlun da, aynı özeni göstermesi gereken…

21. Tıraş olmayı öğretendir.

22. En hatırlanası fotoğraflar, en güzel anılar onlarla var olur.

23. Bir otorite figürü olmakla beraber;

24. Bir oğul için en iyi arkadaştır babalar.

25. Bu arkadaşlığa karşın, kaç yaşında olursa olsun, bir baba için bir oğul “çocuktur”.

26. Ve kaç yaşında olursa olsun, bir oğul ancak babasını kaybettiğinde bir “yetişkin” olur…

Biliyorum çok beylik bir laf olacak ama oğullar olarak, babalarımızın kıymetini bilelim…

BEN HAYATTA EN ÇOK BABAMI SEVDİM… 

Hayatta ben en çok babamı sevdim 
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk 
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek- 
Nasıl koşarsa ardından bir devin 
O çapkın babamı ben öyle sevdim 

Bilmezdi ki oturduğumuz semti 
Geldi mi de gidici-hep, hep acele işi! 
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi 
Atlastan bakardım nereye gitti 
Öyle öyle ezberledim gurbeti 

Sevinçten uçardım hasta oldum mu 
40’ı geçerse ateş, çağrırlar İstanbul’a 
Bir helalleşmek ister elbet, diğ’mi, oğluyla! 
Tifoyken başardım bu aşk oyununu 
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu 

En son teftişine çıkana değin 
Koştururken ardından o uçmaktaki devin 
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için 
Açıldı nefesim, fikrim, canevim 
Hayatta ben en çok babamı sevdim…

Can Yücel

Bunları da beğenebilirsin Yazarın Diğer Yazıları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.