Çocuk Neden Sabırsızdır

  • 26 Eylül 2014
  • 1.863 kez görüntülendi.
Çocuk Neden Sabırsızdır

• Çocuklara karşı, dişinizi sıkmayın…
– Sabırlı olmaya da çalışmayın…gevşeyin, gevşeyin…
• “Duygusal Zeka” nın merkezi;
– L.Shapiro’ ya göre, beynin limbik bölümüdür.
– Bu bölüm, beyin yarım küresinin orta kısmında yer alır.
– Limbik kısım:
– İnsanın duygularını, hislerini, dürtülerini yönetir.
• Bu kısmın bir bölümünde;
1- Duygusal öğrenmenin,
2- Duygusal hatıraların depolandığı ve beyin yarım kürelerinin alt ve arkasında,
insanın, duygusal kontrol merkezi olduğu düşünülen;
a- Amigdala ve
b- Hipotalamus bulunmaktadır.
• Amigdala’ lar, beynin her iki yarım küresinde, badem şeklinde,
birer tane olarak, toplam iki tanedir.
• Bunlar;
– İnsanın duygu deposudur.
– Duyu organlarının sinyallerini adeta bir radar gibi tararlar.
– Güçlü duygu durumunda, devreye girerek, beynin neredeyse genelini kontrol ederler.
• Öte yandan:
– Beynimizin ön kısmı, genel anlamda,
“düşünme” ve “irade” merkezi olarak bilinir.
– Bu bölüm yetişkinlerde, gelişimini tamamlamış olarak faaliyettedir.
– Bu nedenle yetişkinler;
– İradelerini ortaya koyarak, duygularını kontrol edebilirler.
– Örneğin;
– Kolay kolay aşık olmazlar,
– Kolay kolay, öfke patlamaları yaşamazlar,
– Yoğun sinir krizleri geçirmezler…
• Çocuklara gelince:
– Beyinlerinin ön kısmı olan ön beyin, hala gelişim aşamasındadır.
– Bu nedenle çocuklar:
– Duygularını, hislerini yeterince kontrol edemezler.
• Mesela:
– Sofra hazırdır, ama oyundan ayrılamaz,
– Uykusu gelmiştir ama, televizyondan kopamaz,
– Kızdığında, vurmamak için kendini tutamaz.
– Gücünün yetemeyeceği kişiye tepki göstermesi gerektiğinde,
kapıları-pencereleri yumruklar, eşyalara tekme atar…sinir krizleri geçirir…
• Halbuki yetişkin;
– Hırsını, sinirini, biraz daha kontrol altında tutabilir.
– Çünkü onda;
– Beyninin ön kısmı gelişimini tamamlamış olduğundan,
oradaki “irade” merkezi devrededir.
• Çocuklarda bu oluşum yeterince tamamlanmadığı için onlar:
– Sözlerinde duramazlar,
– İradelerini tam kullanamazlar,
– Merak duygularına hakim olamazlar,
– Sınıfta şaklabanlık yapabilirler,
– Evde eşyalara zarar verebilirler,
– Öfke patlamaları yaşayabilirler,
– Kıskançlık duygularını frenleyemezler ve bu yüzden, kardeşlerine, arkadaşlarına, fiziksel veya psikolojik zararlar verebilirler…
• Ebeveynler ve öğretmenler, onların bu tavırlarının ardında;
– Kişilere ya da eşyalara karşı; kasıt, kin, düşmanlık aramamalıdır.
• Bilakis;
– Bu hareketlerinin ardında, ruhsal yaralanmaların var olduğunu bilmelidirler.
– Tek çözüm; onları rehabilite etmektir.
– Yoksa; cezalandırılarak istenilen kıvama getirilmeleri, imkansız denecek kadar zordur.
• Bu bilgiden yoksun olan ebeveynler yata eğiticiler,
çocuklarla, gereksiz yere yoğun çatışmalar yaşayabilirler:
– “ Oğlum, hani söz vermiştin bir daha yapmayacağına…”
– “ Evladım, bu kaçıncı söz verişin…yeter artık…”
– “ Kızım, bıkmadın mı mazeret uydurmaktan…”
– “ Hayır…özür mözür kabul etmiyorum, cezanı çekeceksin…”
– “ İşiniz görülene kadar sözler veriyorsunuz…sonra da yapmıyorsunuz, yetti artık, burama geldi…”
– “ Kusura bakma oğlum, bu yaşıma kadar kimse beni bu kadar kandıramadı, bahane kabul etmiyorum…”
• Oysa, anneler-babalar ve eğiticiler;
– Onların, bahsettiğimiz beyin gelişimlerinden haberdar olsalar, yada bunu o anda hatırlayabilseler,
– Çocukların kendilerini kukla yerine kullanmadıklarını,
ve mazeretlerinin olduğunu bilerek, onlara daha olgun davranmaları gerekir.

PSK. DR. YAŞAR KURU

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ