İlk Ders Zili, Okulda Değil, “Evde” Çalar

• Ünlü bir bilim insanının not defterinden:
• İki kardeştik.
– Ben ilkokul üçe, benim büyüğüm olan ablam dörde gidiyordu.
– Okul yaşamının başladığı o ilk günün sabahını asla unutmam.
• Annem bizden çok önce uyanırdı.
– İlk işi; bayiden, bizim ailemizin dünya görüşüne ve
değer ölçülerine uygun olan,
o günkü gazeteleri almak olurdu.
– Daha sonra,onları bir güzel ‘inceler’ ve
bizim yaşımıza uygun, yine bizim eğitim ve kültürel ufkumuzu açabilecek türden olan haberleri ve köşe yazılarının başlıkları keserdi.
• Evimizde bu amaca uygun olarak önceden alınmış,
duvarda asılı duran ve bizim boy hizamızdaki bir ‘pano’ya iğneleyip asardı.
• Sonra;
– Mutfağa geçer, kahvaltı soframızı hazırlardı.
– Uyanmamız gereken saatte bizi uyandırır ve
biz elimizi yüzümüzü yıkadıktan sonra, doğruca sofraya oturmazdık.
• Önce;
– Panodaki yazıların büyük harflerini okurduk. ..
– Varsa fotoğraflarına bakardık.
– Daha sonra sofraya geçer kahvaltımızı yapardık.
• Annemizin bu hali ve tavrı;
biz üniversiteden mezun olana kadar, bir gün bile “aksamadan” sürdü…
• Siz ne anladınız bilmem ama,benim anladığım şudur:
• Okul dönemindeki çocuklarının sabahleyin okul saati;
öteden beri zannedildiği gibi,
– İlk ders zilinin çalmasıyla değil;
çocukların kahvaltı sofrasına oturmalarıyla hiç değil,
– Tam aksine;
– Çocuklar uyurken,
– Onları okula hazırlamak için: “Annenin uyanmasıyla” başlar.

PSK. DR. YAŞAR KURU

Bunları da beğenebilirsin Yazarın Diğer Yazıları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.