Doğum hakkında en çok sorulan sorular

  • 02 Ekim 2014
  • 611 kez görüntülendi.
Doğum hakkında en çok sorulan sorular

Normal doğum ne kadar sürer? Normal doğum başlangıcı, tıbbi olarak, rahim ağzının 4 cm açık olduğu ve doğum sancılarının derli toplu olarak girdiği dönemdir. Bundan öncesi doğum süresine dahil değildir. Doğumun aktif olarak başlamasından sonra, ilk do

Normal doğum ne kadar sürer?

Normal doğum başlangıcı, tıbbi olarak, rahim ağzının 4 cm açık olduğu ve doğum sancılarının derli toplu olarak girdiği dönemdir. Bundan öncesi doğum süresine dahil değildir.

Doğumun aktif olarak başlamasından sonra, ilk doğumunu yapacak olanlarda, saatte 1 cm’lik açılma olur ve aşağı yukarı 6-8 saat sonunda tam açılma gerçekleşir. Bundan sonra ıkınma aşamasına gelinir. Bu aşamanın süresi anne adayının gücüne bağlıdır. Yarım saat ile bir saat arasında doğumu yapabilir. İkinci doğumunu gerçekleştiren annelerde bu süre iki saat daha azalır, üçüncü doğumda artı yarım-bir saat daha azalır. Dördüncü doğumda ise artık doğumhaneye girdikten aşağı yukarı 4-5 saat sonra doğum gerçekleşir.

Yalancı doğum sancısı nedir?

Bu sancılar, bilhassa ilk anneliğini yaşayacak olanların en çok düştüğü tuzaktır. Hastaneye giderler ve eve geri gelirler. Yalancı doğum sancısı, henüz doğum sancısı olmayan dönemde görülen sancıdır ve düzensizdir. 34’üncü haftada bile başlayabilir. Sancı girer, kısa sürer ve çıkar; daha sonra yenidenlayabilir. Bu durumda sancının ne kadar zamanda bir geldiğine, istirahatle geçip geçmediğine bakmak gerekir. İstirahatle geçiyorsa, bu, doğum sancısı değildir. Yine şayet düzensiz sancılar biçimindeyse, gerçek doğum sanıcısı olamaz.

Yalancı doğum sancısı hekime gitmeyi gerektiren bir durum değildir. İstirahat ederek, sancıların derli toplu hale geleceği zamanı bekleyerek ve her şeyden önemlisi, sol yana yatıp bebeğin hareketlerine dikkat ederek doğum zamanı beklenmeli. Yalancı doğum sancısı, çoğu zaman kendiliğinden geçer. Doğuma hazırlayıcı kasılmalar da, 32’nci haftadan itibaren görülebilen, tamamıyla masum, rahim kasının esas doğum kasılmalarına antrenman olarak yaptığı kasılmalardır.

Normal doğumda epidural anestezi yapılabilir mi?

Epidural anestezi, omuriliği dıştan saran zarın etrafına yapılan bir anestezi ile belden aşağısının uyuşturulmasıdır. Anestezi maddesi yavaş yavaş yayılarak rahim kasının sancı duyma özelliğini azaltır. Kasılmalar olur ama sancılar olmaz. Epidural anestezi, normal doğumda aktif dönem başladıktan sonra, yani 4 cm’lik açıklık ve derli toplu sancılar başladıktan sonra uygulanabilir. Eğer iyi uygulanmışsa, doğumun seyrini hiçbir biçimde değiştirmez, hatta rahmin daha iyi açılmasını sağlar. Esas önemli an, ıkınma evresi başladıktan sonradır.

Anestezi uzmanının yapacağı en küçük bir yanlışla doğum vakumla gerçekleşmek zorunda kalabilir. Ya da hiç yanlış olmasa, doz iyi bir biçimde verilmiş olsa dahi, epiduralden sonra bebeği vakumla çekme olasılığı, hiç anestezi uygulanmayan normal doğumda yüzde 1 civarındayken, epiduralde yüzde 4-5’e çıkar. Vakumun bebeğe hiçbir zararı yoktur, yalnızca müdahaleli doğuma girer.

Hangi durumlarda normal doğum tercih edilmez?

Doğum şekline karar vermek için 34-36’ncı haftalar arasını bekliyoruz. Çünkü bu dönemde bebeğin hemen hemen kaç kilo doğacağı belli oluyor. Pelvis dediğimiz çatı muayenesini yapıyoruz. Buna göre normal doğum kararı veriyoruz. Ancak, son ana kadar normal doğum sezaryene dönüşmek zorunda kalabilir. Bebek sıkışabilir, kalp atışları azalabilir. Bebeğin vücudu çıkana kadar “sezaryenden kurtuldun” demek olası değil.

Kesinlikle normal doğum yapılamayacak durumları şu şekilde sıralayabiliriz: Bebeğin yatay durması, plesantanın doğum kanalını tıkaması ya da bebeğin aşırı büyük olması. Öteki durumlarda ise biraz risk alarak normal doğum gerçekleşebilir ancak sezaryen daha makuldur. Örneğin, ilk doğum olup da bebeğin ters durması halinde normal doğum mümkün olabilir, ancak sezaryen daha makuldur. Çoğul gebeliklerde bebeklerin pozisyonları makulsa da sezaryen gerekebilir. Doğum uzamışsa, bu bir şeylerin ters gittiği anlamına gelir; normal doğum sezaryene dönüşebilir.

“Kesinlikle normal doğum yapamazsın” veya “yapabilirsin” denilen durumlar oldukça azdır. Doğum biçimine hekim değerlendirmesi sonucunda karar verilir.

Normal doğum sonrasında anne neler yaşar?

Aslında doğumdan altı saat sonra anne, bebeğiyle beraber taburcu olabilir. Ama biz daha güvenilir olsun diye 12-24 saat anneyi hastanede tutuyoruz. Anne, doğumdan sonra, dikiş atılan bölgede bazı zamanlar sancı yaşayabilir, ancak buna ağrı kesiciler etki eder. Doğumdan sonra yemeğini hemen yiyebilir, ayağa kalkabilir, idrarını yapabilir. Sezaryene göre normal hayata dönüş çok daha kısa sürer.

Doğumun başladığı nasıl anlaşılır?

Doğum sinsi bir olay değildir, anne adayı çoğu zaman hisseder. En tipik biçimi, belden başlayan ve karına doğru giden kasılma ve gevşemeler oluşmasıdır. 10 dakikada üç sancı gelmeye başlamışsa ve her biri 40-50 saniye sürüyorsa, bu sancılar anne adayını rahatsız ediyorsa, hastaneye gitme zamanı gelmiş demektir.

İkinci sık görülen doğumun başlama biçimi, nişan gelmesidir. Rahim ağzını tıkayan, nişan denilen kanlı bir akıntı geldiğinde rahim ağzı açılmaya başlamış demektir. Genelde 24 saat sonunda, bazı durumlarda de üç güne kadar uzayan bir süre sonunda doğum sancılarının başlayacağı anlamına gelir. Daha az görülen doğum başlama biçimi de suyun boşalması, daha da ender görüleni, kanama olması, belde hiç geçmeyen ağrı görülmesidir.

Normal doğumun sezaryene göre üstünlükleri var mı?

Hem anne için hem bebek için makul koşullar yerine gelmişse, risk etkeni saptanmamışsa normal doğum daha üstünlüklıdır. Ancak en küçük bir risk dahi saptanmışsa normal doğum yapılmamalı. Bazı ülkelerde, bilhassa az gelişmiş ülkelerde normal doğum oranları daha çok. Çünkü daha çok risk alınabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, bir sağlık kuruluşu yüzde 17’nin üzerinde sezaryenle doğum gerçekleştiriyorsa lüzumsuz yere sezaryen yapıyor; yüzde 17’nin altında sezaryen gerçekleştiriyorsa lüzumsuz yere normal doğuma zorluyor demektir. Özel hastanelerde bu durum tersine dönmüş durumda, sezaryenle doğum çok daha çok.

Normal doğumun riskleri var mı?

Dikkatli değerlendirme yapılmamışsa, ihmal varsa, normal doğum oldukça riskli hale gelebilir. Doğum uzamışsa, herhangi bir biçimde ilerlemiyorsa, yani rahim ağzındaki açılma 10 saat sonra da 4 cm’yi geçmemişse ve bu yolla doğum devam ediyorsa problem vardır. Ya annenin çatısında darlık vardır veya rahim kasılmıyor demektir. Bu durumda normal doğuma zorlamanın bir anlamı yok. Bundan 50 yıl önce 3-6 gün süren doğumlar oluyordu. Bebekler yaşamıyordu tabii. Günümüzde artık 12 saatten uzun süren doğumlarda sezaryeni tercih ediyoruz. Çünkü anne adayının normal doğuma makul olmadığını görüyoruz.

Normal doğum sırasında sorun yaşanırsa ne yapılır?

Normal doğumun her aşamasında sezaryene geçilebilir. Bebek ile ilgili durumlar; bebeğin sıkışması, kalp atışlarının azalması, annenin bebek rahimdeyken kakasını yapmış olması (mekonyum), normal doğumun yarıda kesilmesine yol açabilir.

Anney ile ilgili durumlar ise annenin doğumunun ilerlememesi, yani rahim ağzının açılmasının devam etmemesi durumunda annenin sancı çekiyor olması, bazı durumlarda rahim ağzında açılma olmazken sancının da olmaması ve suni sancı verilmesine rağmen doğumun ilerlemiyor olması.

Ayrıca, beklenmedik bir biçimde kanama oluşurse, bu da anney ile ilgili bir sezaryen sebebidir. Normal doğum ilk evresindeyken, yani 9-10 cm’lik açılmaya kadar olan dönemde tek çare sezaryenken, ikinci evre olan ıkınma evresine gelindiğinde ise vakum ya da forseps denilen aletlerle bebeğin başından çekilmesi gerekir. Anne adayının ıkınma ile yapması gerekeni dışarıdan müdahale ile yapmış oluruz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ